Otomobil Kullanmak Ve Trafiği Okumak

Otomobilinizi kullanırken kendinizi bazen bir riskin içinde buldunuz mu hiç? Hani “Eyvah! Valla son anda kurtardık. Verilmiş sadakamız varmış!”

Değil mi? Bazen böyle zamanlar yaşamışızdır. İşte bu andan aslında daha önce yapmamız gerekenler mutlaka vardır. Ama önemli olan farkına varabilmek…

Bu farkındalığı arttırabilmek için aslında biraz trafikte oyun oynamalıyız. Ama bu oyun bildiğimiz oyunlardan farklı. Biraz bulmaca oyunlarına benzeyen bir oyun bu. Aslında trafiği her an sanki keyif aldığımız bir kitap gibi okumalıyız.

Hani akşamları yatarken şöyle keyifle okuduğumuz heyecanlı kitaplar vardır ya… Bazen dayanamayıp birkaç sayfa atlayıp “Acaba şimdi ne oluyor? Bakalım işler karışmış mı? Oooo işler bayağı karışıyor, çok iyi kitapmış yaa!” deyip tekrar kaldığımız yerden hızlı hızlı, keyifle o işlerin karıştığı yere geliriz ya…

İşte o kitapta keyifli olabilir. Fakat trafikte bazı tehlikeleri, o heyecanla okuduğumuz yere doğru gider gibi birkaç sayfa atladığımızda, bazı şeyler için geç olabilir. Çünkü trafik ne yazık ki bazen bu kadarını kaldıramayabilir. İşler karışıp sayfalar trafikte atlandığında geri dönüşü olmayan noktalara bizi sürükleyebilir.

Bu sebeple trafiği sayfa sayfa okumalı ve hiçbir sayfasını da atlamamalıyız.

Peki bunu nasıl, alışkanlık haline getirebiliriz?

Yolda otomobil kullanırken etraftaki tehlikelerin neler olabileceğini gözlerimle anlık olarak taramalıyız. Tabii ki hızımız da bu tehlikeleri görebileceğim şekilde olmalıdır.

40 Km. hızla giden bir otomobilde sürücü yola 100 derece açıyla yola hakim olarak görebiliyorken, bu hız 70 Km. olduğunda 75 dereceye düşer. 130 Km. hızla gidildiğinde ise bu açı 30 dereceye düşer.

Yani o zaman hızımı da trafikteki tehlikeleri görebileceğim şekilde ayarlamalıyım. Bilmeliyiz ki hızım arttıkça görme açım, etrafa hakim olma açım daralacaktır.

Bu sebeple olması gereken hızlarda, tehlikenin fark edilebileceği ortamlarda hızımı biraz daha düşürmeliyim ki yola hakim olarak tehlikeleri gözümle görebileyim.

Bir örnek yapalım.

Şehir içinde trafik ışıklarına yaklaşıyorum. Hızım 40 km. Bu arada trafik ışıklarının olduğu yerde ne gibi tehlikeler olabilir bunu tarıyorum.

Farkına vardıklarım şöyle: Işıkların altında karşıya geçmek için bekleyen bir anne ve elini tutmayan 4 yaşlarında bir çocuk var solda. Hem de kaldırımda değiller. Kaldırımdan inmiş bekliyorlar. Bu arada sağ tarafta da bir bisiklet sürücüsü var. Öyle bir geliyor ki… Şu anda karşıya geçebilir de geçmeyebilir de…

Bu koşullara göre gazımı kesiyorum ve temkinliyim. Işıklara geldim. Ohh geçen yok derken, kırmızı yandı ve durabildim.

Bir de hızlı geldiğimde duruma bakalım. Hızım 60 km. ve ışıklardan geçerken tek amacım var o da kırmızı yanmadan yeşil ışıkta geçmek. Bu sebeple hızımı biraz daha arttırarak ışıklara yakın hızımı 70 Km. hıza çıkartıyorum. Bu arada soldan farkına varmadığım bir çocuk birden yola atlıyor. O da “Araba gelmeden ben karşıya geçerim anne!” demiş ve annenin yanından fırlamış…

Ve hiç istenmeyen bir olay gerçekleşiyor. Çocuk eziliyor… Adına kaza denilebiliyor…

Arkadaşlar… Hızım 40 olsaydı ve ışığa yakalandığımda dursaydım ne kaybederdim? En fazla 3 Dakika…

Ama durmadım çocuk ezildi ve şimdi bundan sonra hayatımda neler kaybedebilirim?

İşte aradaki fark bu… Hayatta bir kere gelirse başa o zaman geç olabiliyor. Lütfen ve lütfen trafiği sayfa sayfa okuma oyunu oynayın… Göreceksiniz ki bu hayatınızda bir çok konuda size “öngörü”nün yolunu da açacak…

Önemli olan bu… Trafikte lütfen sayfaları atlamayın. “Tüh, keşke, hay allah” gibi kelimeler geri dönüşü olmayanlardır. Göreceksiniz bu oyunu oynamaya başladığınızda hayatınızda çok şey değişecek…

Hepinize güvenli sürüşler ve keyifli sürüşler…